Hark Köyü - Belpınarı - Kılıçkaya

2012′nin sonunda kısa kısa..

0

Merhaba;

Uzun zamandan sonra ilk blog yazım, genelde dönem geçişlerine denk geliyor blog yazılarım. Linux gezegenine de iniş yaptıktan sonra gezegende yayınlanacak ilk yazım sanırım.

Tanıyanlar beni bilir zaten, tanımayanlar için şurayı göstermiş olayım.

Bir önceki blog yazım 4 ay önceydi. O zamandan bugüne hayatımda olan değişikliklerden bahsedeceğim, biraz kişisel bir yazı olacak, ilginizi çekmiyorsa köprüden önceki son çıkış burası efendim.

(more…)

kaputaşKanyonİnişi

Hayattan kısa kısa..

1

Merhaba!

Yine uzun bir süre bloga bir şey yazmadıktan sonra bir çok konu, hikaye, macera, değişim biriktirip sonunda yazmaya karar verdim. Son 6 ayda hayatımda olan biten hakkında kısa kısa özet geçeyim dedim. Özellikle son zamanlarda yaptıklarım ağırlıklı olmak üzere, kısa kısa özet geçiyorum:

  • 19 Ocak’ta TÜBİTAK UEKAE’deki profesyonel görevimden ayrıldım. Pardus Projesi bünyesinde Araştırmacı olarak çalışıyordum.. Özgür yazılımlarla hala ilgileniyorum, LKD başta olmak üzere Türkiye’deki özgür yazılım topluluklarının içinde yer alıyorum. Ama bu saatten sonra, TÜBİTAK’ın Pardus’la alakalı tutarsız yaklaşımı devam ettiği sürece Pardus’la pek ilgilenmeyi düşünmüyorum.
  • Pardus’tan ayrıldıktan sonra iş görüşmelerinin ardından aldığım bir teklifle freelance çalışmaya karar verdim. İki ay kadar Linux üzerinde Adobe Flex teknolojilerini kullanarak oyun yazmakla uğraştım. Flex, pek aşina olmadığım bir teknolojiydi, ayrıca Linux üzerinde Flex geliştirmek de ayrı bir işkenceydi :)
  • Mart ayında Dağ Kültürü Derneği’nin Dağ Filmleri Festivali‘nin organizasyonunda yer aldım, bir yandan çok güzel filmler/belgeseller izledim, doğa ve doğa sporları hakkında görüşlerim, bakış açım evrimleşti.
  • Dağ Filmleri Festivali’nin akabinde Nisan ayında KAD Canyoning Turkey ekibi ile tanışıp eğitimlere katılmaya başladım. Dağ Keçileri Dağcılık Kulübü’nden arkadaşlarla birbirimizi gaza getirip derslere aralıksız katıldık, akabinde de Ballıkayalar’da ip iniş eğitimi aldıktan sonra 2-3 Haziran’da Antalya’daki Kaputaş Kanyonu’nu geçtik. Böylelikle eğitim kanyonunu geçip sertifikalarımızı almaya hak kazındık. Kanyonculuk gerçekten apayrı bir olay, Kanyonculuğa giriş tadında bir yazı yazacağım ilk fırsatta.

    Kaputaş Kanyonu

    • 23 Haziran – 8 Temmuz tarihleri arasında LKD’nin Linux Yaz Kampı‘na katıldım. Boğaziçi’nde Yazılım Yüksek Lisansı yapıyorum, bitirebilmem için tek bir proje dersim kalmıştı, ben de proje olarak Özgür Yazılım A.Ş.’nin Tekir Genel Muhasebe Programına Entegrasyon Modülü yazmayı seçtim. Sağolsun Hakan Uygun proje seçimimde yardımcı oldu, Linux Yaz Kampı’nda da Java EE5 ile uygulama geliştirme kursu verecekti, ben de yararlı olacağını düşündüğüm için kampa katıldım. LKD Yaz Kampı için ayrı bir yazı yazabilirim, keza anlatılacak bir çok şey var :)

Yaz kampı

  • 14-15 Temmuz’da üyesi olduğum Dağ Keçileri Dağcılık Kulübü ile Bolkar Dağları’na, Medetsiz Zirvesine tırmanmaya gittik. Karagöl’de kamp attık, oldukça zevkli bir dağcılık kampı oldu. Vakit bulup bunun için de ayrı bir blog yazısı yazmayı düşünüyorum.

Pilot Kaya

  • Bolkarlar’dan döndükten sonra Sistematik Yazılım Bilişim Teknoloji Ltd. Şirketi‘nde çalışmaya başladım. Sistematik, dijital yayıncılık üzerine uzmanlaşmış şirket, ayrıca özgür yazılım’a da gayet olumlu bakan, projelerinde özgür yazılım’ı tercih eden bir yer. Burada çalışmaya karar vermemde önemli bir etken olduğunu söyleyebilirim. Neler yaptığımla ilgili önümüzdeki günlerde daha detaylı bir blog yazısı ile karşınızda olacağım ;)
  • Uzun zamandır takip ettiğim ama aylık toplantılarına bir türlü katılamadığım Python Istanbul (PyIST) grubu ile tanıştım, geçtiğimiz hafta Julython için hackathon yaptık. Organize olmakta biraz sıkıntı yaşadığımız için çok verimli bir hackathon yapamadık, ama İstanbul’da python’la uğraşan güzel insanlarla tanışmak, sohbet etmek, bir günümüzü beraber geçirmek güzeldi.

    https://twitter.com/tayfunsen/status/226630114849476608

  • JavaScript’le ilgili çok fazla ilgim ve bilgim olmasa da 28-29 Temmuz tarihlerinde Jstanbul Ekibi ve Bahçeşehir Üniversitesi Bilgisayar Mühendisliği Kulübü’nün birlikte düzenledikleri JavaScript’e özel Türkiye’deki ilk etkinlik olan Jstanbul 2012 – İstanbul Javascript Konferansı’na katıldım. Uzun zamandır görmediğim bir çok dostu görüp bir çok geliştirici ile tanıştım. Bol bol sohbet, az biraz da gıybet yaptık :p
logo_big

FindBigMail.com: Gmail’inizdeki büyük e-postaları bulun!

0

Merhaba;
Her şey friendfeed’den ves.‘in gmail’ini temizlemesiyle başladı. Bunun için açtığı feed‘de önce filtrelerden ve filtrelemeden yararlanmasını söyledik, beyin jimnastiği yaparken “Acaba bu mailleri hacmine göre büyükten küçüğe doğru sıralayamıyor muyuz?” diye sorunca google’da araştırmaya başladık. Gmail kendiliğinden böyle bir hizmet sunmuyordu, bir seçenek thunderbird ya da outlook gibi bir e-posta istemcisiyle IMAP kullanarak büyük e-postaları bulabilirdik ama bu kesinlikle uğraştırıcı olacaktı. (Gerçi meraklısı için nasıl yapıldığı şurada anlatılmış.)

Bu noktada yardımımıza FindBigMail yetişti. “Şerrefsizim aklıma gelmişti” dedirten, hayatı kolaylaştıran fikirlerden biri FindBigMail. Gmail’inizde 1 MB’tan büyük e-postaları çıkartıp, boyutuna göre etiketliyor, siz de gereksiz olanları silebiliyorsunuz.

(more…)

Asansör ve İzmir görüntüsü

İzmir’de gezinmece vol.2

2

Bir önceki yazımda İzmir’deki gezimin ilk gününden bahsetmiştim. Konferans cuma günü bitmişti, benim de İstanbul’a dönüş uçağım cumartesi gecesiydi, o yüzden cumartesi günü de İzmir’i gezebilirdim. Gezmeye çok met edilen Asansör‘den başladım.

Asansör ve İzmir görüntüsü

Asansör ve İzmir

Tarihi Asansör, İzmir’in Güzelyalı bölgesinde bulunuyor. Mithatpaşa ve Halilrıfat Paşa Caddesi’ni birbirine bağlayan asansör, iki mahalle arasındaki 58 metre kot farkından dolayı 155 basamak merdiven çıkmak zorunda kalan halkın hayatını kolaylaştırmak için Musevi işadamı Nesim Levi Bayrakoğlu tarafından 1907 yılında inşa ettirilmiş. İki tane asansör var yapının içerisinde. İlk yapıldığı zamanlarda su gücüyle çalışan asansörler, daha sonraları biri elektrikle, diğeri buhar gücüyle çalışır hale gelmiş. 1985′te her ikisi de elektrikle çalışır hale getirildikten sonra 1992 yılında Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Priştina‘nın girişimiyle restore edilmiş ve şu anki halini almış. Asansör’ün üst tarafında bir adet lokanta, bir adet de otel gibi bir yapı var, otel gibi olan yapı ben gittiğimde kapalıydı. Ama kafede oturup bir bira patates keyfi yapmadan gitmeyeyim dedim :) (more…)

İzmir Saat Kulesi

Türkiye’de İnternet Konferansı ve İzmir..

1

30 Kasım – 2 Aralık 2011 tarihleri arasında İzmir – Konak’ta Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’de 11. Türkiye’de İnternet Konferansı vardı. Web sitesinde yazdığına göre bu yıl “Mobil Yaşam”, “Sosyal Ağlar”, “Yeni Medya”, “Fikri Haklar”, Mahremiyet, “İnternet ve Demokrasi”, “İnternet Yasakları”, “Fatih Projesi”, “Medya/Bilgi Okuryazarlığı” konuları öne çıkmakta olan konferansta Linux Kullanıcıları Derneği (LKD) olarak bizim de seminerlerimiz oldu. Benim de iki adet seminerim vardı: Özgür Yazılım Projelerinin Ortak Çalışma Araçları ve Linux’ta Paket/Yazılım Yönetim Sistemleri (konulara tıklayarak sunumların pdf versiyonlarını görüntüleyebilirsiniz.)

(more…)

Google-Quality-Score-Misconceptions

An MS Course Presentation – How Google Tests Software

0

Ne yazık ki bu yazının Türkçe hali mevcut değil.

Yine, yeni, yeniden bir başlangıç..

2

“..Uzun zamandır vardı aklımda aslında bir blog açıp yazma fikri. Gökmen sağolsun geçen gün bir dürtünce sonunda bu noktaya gelebildim sanırım :) ..”

Pardus alan adı altındaki wordpress blog’um böyle başlıyordu.. Açtığım kaçıncı blog, bilmiyorum. Ama düzenli tutabileceğime inandığım ilk blogdu, akabinde serdardalgic.org‘u satın alıp oradan devam ederim diyordum, ama üşengeçlikler, nasıl yapacağını bilememek (a.k.a. alan adı  satın alıp barındırma (hosting) hizmetinden nasıl yararlanacağımı hakikaten bilmiyordum :) ) yeni adresinde devam etmemi geciktirdi..

Artık yeni adresimdeyim: serdardalgic.org. Pardus blog’umdaki bazı yazıları buraya taşıyacağım, yazının başında “bu yazı şu şu tarihta eski blog’umda yayınlanmıştı” ibaresini görürsünüz zaten.

Kısacası artık buralardayım, hayatla, programlamayla, özgür yazılımla, doğa yürüyüşleri ve dağcılıkla, gezilerle, ve şu an aklıma gelmeyen bir çok şeyle birlikte.. Hem Türkçe, hem İngilizce bloglamayı düşünüyorum, gidişatı zaman belirleyecek.

"..Nothing he's got he really needs. 21st century schizoid man.."

Go to Top